Son Haberler
Anasayfa / Çağdaş Türk Ve Dünya Tarihi / İkinci Dünya Savaşı (Savaş Yılları)

İkinci Dünya Savaşı (Savaş Yılları)

İkinci Dünya Savaşının Başlaması: 1939

 Çekoslovakya buhranında Batılıların pasif kalması sonucu, Berlin – Roma Mihveri’nin yayılma ve genişleme emelleri daha da artırdı. Almanya ve İtalya’nın peş peşe çıkardığı buhranlarla Avrupa, Eylül 1939’da savaşın eşiğine geldi. Münih Konferansı’yla Çekoslovakya’dan Südetler bölgesini alan Almanya, 1939’da Prag’a girerek Çekoslovakya’yı işgal etti. Tamamı Almanlardan oluşmayan Çekoslovakya’nın işgaliyle, ‘’Hayat Sahası’’ politikası uygulamaya koyuldu. Gelişmelerden yararlanan Macaristan, Rutenya’yı işgal etti. Litvanya ile imzalanan bir antlaşma ile Memel de Alman yönetimine geçti.

Almanya’nın işgallerinden cesaret alan İtalya, 7 Nisanda, 1926’dan beri nüfuzu altında Arnavutluk’u işgal etti. Bu işgal Almanya tarafından desteklenirken İngiltere ve Fransa tarafından sert tepkiyle karşılandı. Alman ve İtalyan ittifakı 22 Mayısta ‘’Çelik Pakt’’ ile pekiştirildi.

Almanya’nın ticari bir anlaşmayla Romanya’yı da nüfuzu altına alması, İngiltere’nin yatıştırma politikasından vazgeçmesine neden oldu. Almanya, Versay’la serbest şehir statüsüne geçirilen Danzig’i Polonya’dan istedi. Bu istek kabul edilmeyince Almanya Polonya’yı işgal etmeye karar verdi. Ancak İtalya’nın 1942 yılı sonuna kadar savaşa girmeyeceğini bildirmesi üzerine Almaya SSCB’ye yaklaştı. 23 Ağustosta ‘’SSCB – Almanya Saldırmazlık Paktı’’ imzalandı. Paktın gizli maddelerine göre Baltık Bölgesi ve Polonya toprakları iki devlet arasında pay edildi. Bu gelişme üzerine İngiltere ve Fransa, SSCB ile ilişkisini kesti. İngiltere, Polonya ile bir ittifak antlaşması yaptı. Bu siyasi gelişmeler neticesinde devletler bloklaşmaya başladı ve blokların birbirleriyle olan ilişkileri kopma noktasına geldi.

Almanya’nın 1 Eylülde Polonya’ya saldırması üzerine İngiltere ve Fransa 3 Eylülde Almanya’ya karşı savaş açtı. II. Dünya Savaşı’nın başlamasından sonra SSCB’nin de katılmasıyla Polonya işgali hız kazandı. Daha sonra SSCB, Estonya, Letonya ve Litvanya’yı işgal etti. Finlandiya bütün çabalarına rağmen bazı sınır bölgelerini SSCB’ye vermek zorunda kaldı (1940).

SAVAŞ YILLARI

İkinci Dünya Savaşı Mihver Devletler (Almanya-İtalya-Japonya) İle Müttefik Devletler (İngiltere-SSCB-ABD-Fransa) arasında gerçekleşmiştir.

Almanların Polonya’yı işgal etmesi üzerine Almanya’ya karşı savaş ilan eden Fransa ve İngiltere, hemen savaşa girebilecek güçte değildi. Bu yüzden Mihver Devletler savaşın ilk üç yılı içerisinde müttefiklere karşı üstünlük sağladı. Savaş, Avrupa, Pasifik ve Kuzey Afrika olmak üzere üç cephede cereyan etti.

  1. Avrupa’da Savaş

 İngiltere ve Fransa, Alman ekonomisini zayıflatarak savaşın süresini kısaltmak istediler. Bu nedenle Norveç yoluyla Almanya’ya gelen kömür cevherinin gelişini durdurmak için Norveç kıyılarını mayınladı. Bunun üzerine Fransa’ya saldırmayı planlayan Almanya;

  • Danimarka ile Norveç’i ele geçirdi.
  • 10 Mayıs 1940’ta Hollanda, Belçika kısa sürede ele geçirdi.
  • Ardından Almanya Fransa’nın kendileri için oluşturduğu savunma hattını (Maginot Hattı) aşarak Fransa’yı ele geçirdi.

22 Haziranda Almanya ile Fransa ateşkes kararı aldı. Yapılan anlaşma ile Fransa topraklarının büyük bir bölümünü işgal eden Almanya, kalan bölümde de kendi kontrolünde Vichy hükümetini kurdu.

  • Ağustos sonlarında Hitler, İngiltere’ye karşı hava saldırısı (Kartal Hücumu) başlattıysa da başarılı olamadı.

Hitler, hava ve deniz kuvvetleri açısından üstün olan İngiltere’ye karşı başarı kazanmanın zor olduğunu anladı. Hayat sahası için gerekli zenginlikleri doğuda aramaya karar vererek SSCB’yi hedef seçti. Çünkü;

  • SSCB’nin Alman hayat sahası içindeki Balkanlar ve Boğazlara doğru genişlemesi ve silahlanması, Almanya’nın çıkarlarına uygun değildi. Finlandiya’nın işgalinde SSCB ordusunun zorlanması Hitler’i saldırı için cesaretlendirdi.

Almanya, SSCB işgalinden önce Balkanlara yönelerek Romanya ve Bulgaristan ile ittifak antlaşmaları yaptı. Kısa sürede Yugoslavya ve Yunanistan’ı ele geçirdi. Daha sonra 22 Haziran 1941’de SSCB’ye saldırarak ‘’Barbarossa’’ harekâtını başlattı. Bu harekâtla 6 ay içinde SSCB’yi teslim almak isteyen Almanya, iklim şartlarından dolayı hedefine ulaşamadı. Buna karşılık iklime alışık Ruslar, Alman hatlarının en ileri uzantılarını durdurarak sınırlı da olsa onları geriletti.

Almanya, 1942 ilkbaharında ikinci saldırıya geçti ise de Moskova düşmedi. Aynı zamanda Almanya güneye doğru yöneldi. Amacı Kafkaslar üzerinden İran’a geçerek petrol kaynaklarını ele geçirmek, Batılıların İran yolu ile SSCB’ye yardımını engellemek ve Hindistan’a ulaşarak Japonya ile birleşmekti. Alman ordusu Mayıs ayında Kırım’ı alarak Kafkaslara girdi ve ‘’Maikop petroller bölgesi’’ düştü. Böylece SSCB’nin kömür ve elektrik kaynaklarının yarısı ele geçirildi. SSCB’nin orduları Stalingrad’a çekildi. 22 Ağustosta Stalingrad’da başlayan ve üç ay süren mücadele, Almanların yenilgisiyle sonuçlandı. Bu yenilgi Mihver Devletler için bir dönüm noktası oldu.

! 1942 yılına kadar Almanya tarafından;

  • Norveç
  • Danimarka
  • Belçika
  • Hollanda
  • Fransa
  • Yunanistan
  • Yugoslavya

İşgal edilmiştir. Alman ilerleyişini Ruslar Stalingrad’da durdurmayı başarmıştır.

SSCB ile yapılan savaşta kaynakları iyice tükenen Almanya, topyekûn bir şekilde savaşa girmiş, ABD ve İngiltere’nin SSCB’ye yardım etmesi üzerine Kafkasya’dan çekilmek zorunda kalmıştır.

Kuzey Afrika’da Savaş

1940’ta Fransa savaş dışı kalırken İtalya’nın savaşa girmesi Akdeniz ve Doğu Afrika’da İngiltere’yi zor duruma düşürdü. Savaşın ilk haftalarında İtalya, Cebelitarık, Malta, İskenderiye ve Süveyş’i bombalarken; İngiltere de Rodos’u ve İtalya’nın endüstri bölgelerini bombaladı. Bundan sonra İtalya, Afrika’da kara harekâtına girişti. İtalya 1940 Ağustosunda Fransız Somalisi ile Sudan’a işgal etti ve bu bölgeden İngilizleri çıkarttı.

Akdeniz’e kesin hâkim olmak isteyen İtalyanlar bu başarıdan sonra İngilizleri Afrika’dan tamamıyla çıkarabileceklerini düşünüp Süveyş harekâtına karar verdiler. 1940 Eylülünde Trablusgarp üzerinden taarruza geçen İtalyanları durduran İngilizler, beş gün içinde İtalyanları Mısır’dan çıkardığı gibi Mart 1941’de de İtalyan işgalindeki Bingazi’yi ele geçirdiler.

İtalya, 31 Mart 1941’de Almanya’nın müdahalesi ile Kuzey Afrika’da yeni bir harekât başlattıysa da başarısız oldu.  İngilizler karşı saldırıya geçerek Alman – İtalyan kuvvetlerini Mısır ve Libya’dan attıkları gibi Bingazi’ye kadar ilerlelediler. Bu harekâtla İngiltere İtalya’nın sömürgelerini elinden alırken Kuzey Afrika’nın büyük bir bölümünü ele geçirmeyi başarmıştır.

ABD, II. Dünya Savaşı’na girince Müttefikler Kuzey Afrika’da yeni bir taarruz harekâtı başlattılar. 1943 Mayısına gelindiğinde tüm Alman ve İtalyan birlikleri teslim olmuşlardır. Müttefikler bu cephede 250.000 kadar Mihver askerini esir alıp, Avrupa Cephesine yönelmişlerdir.

Pasifik’te Savaş

Savaş Öncesi ABD

 ABD, I. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’daki gelişmelere karışmama kararı alıp kendi kabuğuna çekilmiştir. II. Dünya Savaşı’nın çıktığı dönemde Amerikan kamuoyu, Hitlerin diktatör (totaliter) rejimi, saldırgan politikası, Yahudilere karşı tutumu, demokratik rejimlere karşı bakışı ve antlaşmaları çiğnemesi nedeniyle Almanya’ya karşıydı. Ancak tarafsızlık politikası gereği ABD başkanı Roosevelt, yayımladığı demeçlerle Amerikan halkından tarafsız kalmalarını istemiştir. Ancak savaşın Almanya lehine devam etmesi üzerine tarafsızlık tutumunu gözden geçiren ABD, politikasını değiştirmiş ve silah satışını serbest bırakmıştır. İngiltere’ye 1940’da para ve silah yardımı yapmıştır. 1941’de Başkan Roosvelt döneminde  ‘’Ödünç Verme ve Kiralama Yasası’’nı çıkaran ABD, bu yasaya göre her ülkeye yiyecek ve savaş malzemesini dâhil her türlü yardımı ‘’bedeli savaş sonunda ödenmek şartıyla’’ vermiştir. Yaklaşık 50 milyar dolarlık bu yardımın 31 milyar dolarını İngiltere almıştır.

9 – 10 Ağustos 1941’de ABD ve İngiltere bir araya gelerek Atlantik Bildirisi’ni yayınlamışlardır.

Birleşmiş Milletler Antlaşmasına da dâhil edilen bu bildirinin maddeleri şöyledir:

1-Savaştan sonra toprak kazanılmayacak.
2-Uluslar tarafından özgürce bir istek gösterilmedikçe, dünyada hiç bir sınır değişikliği yapılmayacaktır.(self-determinasyon)
3-Uluslar arası işbirliğine gidilecektir.
4-Açık denizlerde ticaret serbestliği geliştirilecek.
5-Uluslararasında tam bir işbirliği kurulacaktır.
6-İnsanlık korku ve açlıktan kurtarılacak.
7-Mihver Devletleri silahtan arındırılacak.
8-Savaştan sonra topyekûn silahsızlanmaya gidilecek.


Yasal Uyarı: Yayınlanan yazıların/içeriklerin tüm hakları “tarihyolu.com” aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/içeriğin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya/içeriğe aktif link verilerek kullanılabilir.

[Toplam:23    Ortalama:3.9/5]

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*