Home / Ders Kitabı Cevapları / 11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları

Merhaba değerli öğrencilerimiz, bu yazımızda “11. Sınıf Tarih Dersi MEB Yayıncılık 3. Ünite Ders Kitap Cevaplarını” paylaşacağız. Tarih ders kitabımızda 3. ünitemizin adı, “Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi”. Sizlerden isteğimiz öğrenmede kalıcılığı sağlamak için soruların cevaplarını önce kendiniz cevaplayın sonra araştırın, araştırmalarınız sonucu bulduklarınızı karşılaştırın ve anlayarak yazıya geçirin. Unutmayın buradan ya da herhangi bir yazıdan olduğu gibi alıp yazmak kalıcı öğrenmeyi sağlamaz.

11.Sınıf Tarih Ders Kitabı 3. Ünite Cevapları tarih öğretmenimiz tarafından özenle hazırlanmıştır.

11.Sınıf MEB Yayınları Tarih Ders Kitabı 3. Ünite Cevaplarını aşağıdaki yazımızda bulabilirsiniz.

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 90

Kavramlar

Hazırlık Çalışmaları

Osmanlı Devleti’nin XVIII. yüzyıldan itibaren Avrupalı devletlere karşı güç kaybetmesinin sebepleri nelerdir?

– Osmanlı Devleti’ne sınırı olan veya çıkarları çatışan Avrupa devletlerinin Osmanlı Devleti’ne karşı ittifaklar kurması,

– Avrupa’da hızla yayılan milliyetçilik akımının etkisiyle, Osmanlı Devleti bünyesinde yüzyıllarca barış ve huzur içerisinde yaşayan halkların Avrupalı devletlerin de kışkırtmaları ile isyan etmeleri, çok uluslu devlet yapısına sahip olan Osmanlı Devleti’nden ayrılmaları,

– Bilim ve teknik alanında yaşanan gelişmelerin gerisinde kalınması,

– Makine sayesinde günden güne güçlenip büyüyen Avrupalı devletler, ucuz hammadde için sömürge, mamul maddeleri içinde pazar arayan dünya lideri ülkeler haline gelirken bu yeniliklere ayak uyduramayan ve sürekli toprak kaybeden Osmanlı Devleti’nin ekonomik olarak hammadde ve pazar kaynağı, siyasî olarak da “ Hasta Adam ” şeklinde değerlendirilmesi,

– Coğrafî Keşifler sonunda  İpek ve Baharat Yollarının öneminin azalmasının ekonomiyi olumsuz etkilemesi,

– Osmanlı Devleti’nin güçlü olduğu dönemlerde ticaret hayatına canlılık kazandırmak amacıyla uygulamaya konulan kapitülasyonların, devletin zayıflamasıyla birlikte ekonomisini çökertmek için Avrupalı devletler tarafından araç haline getirilmesi,

– Kapitülasyonların yanı sıra Osmanlı Devleti’nin 1854 yılında Kırım Savaşı sırasında İngiltere başta olmak üzere Avrupalı devletlerden borç alması, ödenemeyen borçların faizlerinin ekonomiye olumsuz etkileri,

– Sanayi Devriminin Avrupa’ya getirdiği ekonomik üstünlüğün, kısa sürede askeri ve siyasi üstünlüğü de beraberinde getirmesi,

– Askerî alan başta olmak üzere yapılan ıslahatların yeterli olmaması.

Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti’ne yönelik politikalarında Şark Meselesi’nin etkileri nelerdir?

Zayıflayan Osmanlı Devleti, üç kıtada sahip olduğu geniş topraklarıyla Rusya ve Avusturya ile denizaşırı sömürge imparatorlukları kuran İngiltere ve Fransa’nın yanı sıra, siyasî birliğini geç tamamlayan Almanya ve İtalya’nın da ilgisini çekmiştir. Avrupalı devletler, Osmanlı Devleti’ni başta Avrupa’dan, sonrasında da Anadolu’dan atarak bütün topraklarını paylaşmak istemişlerdir. Bunun için de Osmanlı Devleti üzerinde siyasi ve ekonomik baskı kurmuş, gayrimüslim Osmanlı halklarının durumları istismar edilmiş ve bağımsız devlet kurma fikriyle kışkırtılarak isyanları desteklenmiştir.

XVIII. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti ile Rusya arasında yaşanan mücadelenin sebepleri nelerdir?

XVIII. yüzyılın başların dan itibaren Rusya’yı Avrupa ülkeleriyle boy ölçüşecek bir seviyeye taşımak, dünya hâkimiyetinde söz sahibi yapmak isteyen çar ı. Petronun sıcak denizlere inme” hedefinin hayata geçirme politikasını uygulaması ve bu süreçte Avrupa ve Asya’da toprakları bulunan ve önemli su geçitlerine sahip olan Osmanlı Devleti’ni Rusya’nın rakibi olarak görmesi.

Ayrıca Balkanlarda nüfuzunu genişletmek için de milliyetçilik akımından faydalanarak Panslavizm politikasını uygulamasıdır.

Bu politikalarla Rusya, XVIII. yüzyıldan itibaren gerek Karadeniz’de gerekse Balkanlarda Osmanlı Devleti ile sürekli mücadele hâlinde olmuştur. Rusya, hedeflediği politikalar doğrultusunda gerçekleştirdiği mücadelelerle Osmanlı Devleti aleyhinde kazanımlar sağlamıştır.

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 91

Uyvar önünde bir Türk gibi kuvvetli” sözü düşünüldüğünde Osmanlı’nın XVII. yüzyıldaki siyasi gücü hakkında neler söylenebilir?

Osmanlıların bütün zor şartlara rağmen en küçük bir yılgınlık göstermeden büyük bir azim ve sebatla otuz sekizinci günde kaleyi fethetmeleri “Uyvar önünde bir Türk gibi kuvvetli” deyimini tarihe mal etmiştir. Bu söz, zorlu bir iş karşısında geri çekilmemeyi, mücadele etmeyi ifade etmektedir.

Osmanlı Devleti, XVII. yy da en geniş sınırlarına ulaşmasına karşın, bu yüzyılda güç kaybetmiş , devlet düzeninde bozulmalar yaşanmıştır.

Bir taraftan iç sorunlar, diğer taraftan uzun süren savaşlar ve aldığı yenilgiler, devleti askeri ve ekonomik açıdan zor durumda bırakmıştır.

Ticaret yollarının yön değiştirmesi, tarımsal üretimin azalması, paranın değerinin düşmesi ve daha birçok nedenden dolayı Osmanlı ekonomisi olumsuz yönde etkilenmiştir.  

Ancak, içerde ve dışarda yaşanan tüm bu olumsuzluklara rağmen Osmanlı Devleti aldığı tedbirlerle düştüğü bu güç durumdan kurtulmaya çalışmış, duraklama döneminde olmasına rağmen fetih politikasından vazgeçmemiştir.

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 94

Osmanlı Devleti’nin, XVIII. yüzyıldan itibaren diplomasiye yönelmesinin nedenleri nelerdir?

Osmanlı Devleti’nin değişen güç dengeleri karşısında izlemiş olduğu yalnızlık politikasını yeni duruma göre değiştirmesini zorunlu kılmış, varlığını sürdürmek ve karşı karşıya kaldığı askerî, ekonomik ve siyasî sorunlarını çözebilmek için bu politikasını terk etmek zorunda bırakmış, bu durumlar rakipleri ile önce ittifaklar kurmaya sonrada denge politikası izlemeye mecbur etmiştir.

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 95

Ticaretle uğraşan Avrupalı güçlerin, Osmanlı Devleti’ne yardım etme nedenleri neler olabilir?

Osmanlı Devleti’nin “ham madde kaynağı” ve “tüketim pazarı” olarak görülmesinden dolayı Avrupa’nın tacir ülkeleri çıkarları doğrultusunda Osmanlı Devleti’nin yardımına koşmuşlardır.

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 96

Şark Meselesi kapsamında Avrupalı devletlerin, Orta Doğu’ya yönelik politikaları nelerdir?

Orta Doğu XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin zayıflamasıyla başta İngiltere, Fransa, Rusya sonra da Almanya ve İtalya’nın etkin olmaya çalıştıkları bir alan hâline geldi.

Rusya’nın Osmanlı topraklarında yayılma eğilimine karşılık İngiltere ve Fransa, XIX. yüzyılın son çeyreğine kadar Osmanlı Devleti’nin yıkılmasını önlemeye çalışarak denge siyaseti izlediler.

İngiltere bu sayede sömürgelerine giden yolların güvenliğini sağladı ve Osmanlı topraklarını açık pazar olarak kullanıp menfaatlerini gözetti.

Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nda İttifak Devletleri içinde yer alıp savaş sonunda yıkılması Orta Doğu’da otorite boşluğuna yol açtı.

Dönemin en güçlü devleti İngiltere, Fransa’yla stratejisini Orta Doğu’yu kontrol altına alma üzerine geliştirdi. XX. yüzyılın başlarında Orta Doğu’nun politik taksimi; etnik yapı ve mezhep üzerinden değil sömürgecilere destek veren kabileler üzerinden yapıldı. Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da hâkimiyetini kaybetmesiyle İngiltere, Fransa ve İtalya; Orta Doğu’da modern sömürgecilik olan mandacılık sayesinde ekonomik çıkarlar elde etti.

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 99

Sultan II. Mahmud’un, Tepedelenli Ali Paşa’yı azletme nedenleri neler olabilir?

Kısa zamanda rakiplerini ortadan kaldırarak Yunanistan’ın büyük bir kısmına ve güney Arnavutluk’a hâkim olması ve yarı özerk bir yönetim kurması 

Nüfuzunu artırması

Avrupa ülkeleri ile çıkarlarına göre doğrudan ilişkiler kurması

II. Mahmud’un merkezî otoritenin sağlanması amacıyla mahallî güçleri ortadan kaldırmayı hedefleyen siyasetinin gereği olarak Ali Paşa’nın ortadan kaldırılmasını kaçınılmaz duruma getirmekteydi.

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 100

Kutsal Yerler Sorunu’nun, Osmanlı dış siyasetine etkileri nelerdir?

Rusya, “Sıcak denizlere inme” ve “Boğazları kontrol altına alma” hedefiyle kendisini bütün Ortodoksların hamisi olarak görmüş, Rus Çarı I. Nikola, “Kutsal Yerler” meselesinin bir an önce çözüme kavuşturulmasını bahane ederek Ortodokslar üzerinde hakimiyetini kabul ettirmek için bu durumu kullanmıştır. 

Asıl mücadele “Katolik” ve “Ortodoks” mezhepleriyle, bu mezheplerin hamileri olduklarını ileri süren Fransa ve Rusya arasında olmakla beraber konunun Avrupa siyaseti bakımından sahip olduğu önem dolayısıyla İngiltere ve Prusya gibi “Protestan” devletler de Osmanlı Devleti’nin içişlerine müdahale edebilmek için bu durumu kullanmıştır. 

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 105

Berlin Antlaşması’yla ortaya çıkan Ermeni Meselesi’nin günümüz siyasi ilişkilerine etkileri nelerdir?

Osmanlı Devleti’ni parçalama projeleri çerçevesinde sunî olarak ortaya çıkarılan Ermeni Meselesi, meselenin ortaya çıkmasında ve Ermeni teröründe Ermeni Komiteleri kadar Rusya başta olmak üzere Avrupalı devletler etkin rol oynamışlar, isyana hazır hale getirilen Ermeniler, devamlı silâhlandırılarak, devletimizin ve milletimizin zor anlarında harekete geçirilmişlerdir. Bu isyanlarda, masum Türkler, Ermeni komitecileri tarafından katledildiği halde dünya kamuoyunda olaylar tersyüz edilerek aktarılmakta, tüm belge ve bilgilere rağmen, sözde soykırım iddialarıyla devletimiz alayhinde kamuoyu oluşturularak hem devletimiz, hem milletimiz mahkum edilmeye çalışılmaktadır. 

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 108

Osmanlı Devleti’yle Avrupalı devletler arasındaki rekabette Mısır’ın önemi nedir?

Fransa, İngiltere ile giriştiği rekabette 1798’de İngiliz güçlerini Hindistan’da yok etmeyi amaçlamış ve bunun için önce Mısır’ın işgal planını yürürlüğe koymuştur. Mısır’ı alarak Süveyş Kanalı üzerinden Hindistan’a ticaret yapmayı hedefleyen Fransa, Yedi Yıl Savaşlarıyla kaybettiği sömürgeleri de Mısır’ı işgal ederek telafi etmek istemiştir.

Fransızların Mısır’ı işgal etmesinden farklı sebeplerle kaygı duyan Avusturya da İngiltere’nin yanında savaşa girmiştir.

Osmanlı Devleti, İngiltere ve Rusya’nın desteğini alarak Fransa’ya 1798’de savaş ilan etmiştir.

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 110

Osmanlı Devleti’yle Rusya arasındaki rekabette, Kırım’ın önemi nedir?

Kırım, sıcak denizlere ulaşmak isteyen Rusya’nın Karadeniz’e açılan kapısı durumundaydı. Özellikle Sivastopol Limanı, Moskova’nın Karadeniz üzerinden Akdeniz ve ötesinde hakimiyet kurma arzusunun sembolü olarak görülümekteydi. 

Sıcak denizlere inmek isteyen Rusya, doğal olarak bu politikanın önünde engel olarak Osmanlı Devleti’ni görmüştür. Bu nedenle iki devlet arasında uzun yıllar sürecek bir rekabet yaşanmıştır.

XVIII ve XIX. yüzyıllarda Osmanlı ile Rusya arasında imzalanan antlaşmalarda, Rusya’nın ekonomik ve siyasi kazanımları nelerdir?

Küçük Kaynarca Antlaşması ile Ruslar; Ortodoksların koruyuculuğunu üstlenmiş, ilk kez kapitülasyonlardan faydalanmaya başlamış, savaş tazminatı almışlardır.

Yaş Antlaşması ile; Kırım’ın Ruslara geçtiği kabul edildi.

Edirne Antlaşması ile; Rus ticaret gemilerine boğazlardan geçiş hakkı tanınmış, bu gemiler boğazlardan geçebilmişlerdir. Ancak;  Osmanlı Devleti’nin Rusya’ya vermiş olduğu savaş tazminatı ekonomik yönden Osmanlı’yı oldukça zor duruma düşürmüştür.

Ayastefanos Antlaşması ile birlikte Rusya, Balkanlar’da egemen bir hale gelmiştir.

Berlin Antlaşması ile Sırbistan, Romanya ve Karadağ’ın bağımsız olması Panslavizm politikasının bir adım daha başarıya ulaşması olarak değerlendirilebilir.

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 111

Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti’yle Rusya arasında imzalanan Hünkâr İskelesi Antlaşması’na tepki göstermesinin sebepleri nelerdir?

Hünkâr İskelesi Antlaşması’na göre; 

– Rusya bir saldırıya uğrarsa Osmanlı boğazları kapatacak,

– Osmanlı bir saldırıya uğrarsa Ruslar asker ve donanma gönderecek, ancak masrafları Osmanlı ödeyecek

olması ile Rusya, Boğazlardan gelecek bir tehlikeye karşı korunmuş ve Boğazların kontrolünde söz sahibi olmuştur. Antlaşma ile Rusya, sıcak denizlere ulaşma amacına bir adım daha yaklaşmıştır. Bu yüzden Avrupa devletleri, Hünkâr İskelesi Antlaşması’nı büyük bir tepkiyle karşılamıştır.

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 116

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi (1774-1914) – Ölçme ve Değerlendirme Soruları

Aşağıdaki ifadeleri birer cümleyle açıklayınız.

Viyana Kongresi – Denge Politikası – 93 Harbi

Viyana Kongresi:

Napolyon savaşları yüzünden bozulan Avrupa’nın siyasal durumunu düzeltmek ve Avrupa’nın gelecekte alacağı durumu belirtmek ve saptamak amacıyla Rusya, Avusturya ve Prusya’nın öncülüğünde İngiltere’nin de katılımıyla 1815 yılında Viyana’da düzenlenen kongredir. Kongrede milliyetçilik ve özgürlük akımlarını önleyebilmek için bütün kralların bu akımlar karşısında dayanışma ve fiilî yardımlaşmalarını öngören Metternich (Meternik) sistemi kurulmuştur.

Denge Politikası:

Osmanlı Devleti’nin dış siyasetinde, Napoleon’un 1798 Mısır Seferi’yle başlayan ve XIX. yüzyıl boyunca sürdürülen politika. Osmanlı’nın giderek zayıflaması sonucunda ortaya çıkan denge politikası ile devlet, varlığını sürdürmek istemiştir. Bu politika ile Osmanlı Devleti, Avrupa’nın büyük devletleri arasındaki çıkar çatışmalarından yararlanmıştır. Bunun için Rusya’ya karşı İngiltere, Fransa’ya karşı Rusya; İngiltere, Fransa ve Rusya üçlüsüne karşı ise Almanya denge unsuru olarak kullanılmıştır.

93 Harbi:

Rusya, 1877’de Osmanlı Devleti’ne karşı savaş ilan etmiş, Rûmî takvime göre 1293 yılına rastladığı için bu savaşa 93 Harbi  denmiştir. Bu savaşta Yunanistan, Osmanlı Devleti’ne düşmanca bir tavır takınmış; Romanya, Sırbistan ve Karadağ prenslikleri de isyan ederek Rusya’nın yanında yer almıştır. 93 Harbi’nde Osmanlılar, Kafkasya ve Tuna olmak üzere iki cephede savaşmak zorunda kalmış, mağlup olmasıyla Balkanlar üzerindeki hakimiyetini kaybetmiştir.

Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi (1774-1914) – Ölçme ve Değerlendirme – B

Osmanlı Devleti Kırım’ı hangi antlaşmayla kaybetmiştir?

21 Temmuz 1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım’ın Osmanlı Devleti’yle olan bağlılığına son verilmiş, Kırım’ı müstakil bir hanlık hâline getirilmiş ve böylece Kırım, Osmanlı Devleti’nin himayesinden çıkmıştır.

10 Ocak 1792 Yaş Antlaşması ile de Kırım’ın Rusya’ya ait olduğu kabul edilmiştir.

Fransızların, Mısır’ı işgali karşısında Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti’ni savunma amaçları nelerdir?

Rusya, Campo Formio Anlaşmasıyla Yediada ve Arnavutluk’ta toprak kazanan Fransa’nın Balkanlar’da kendi nüfuzunu sarsıcı adımlar atmasından endişelenerek Osmanlı Devleti ile yakınlaşmaya çalışmıştı.

Fransa, “Akdeniz’de egemen olmak istemenin dışında, İngiltere’nin Hindistan’daki sömürgelerini ele geçirme planları da yapmaktaydı. Mısır’ı alarak Süveyş Kanalı üzerinden Hindistan’a ticaret yapmayı hedefleyen Fransa’nın bu hamlesi İngiltere’nin Osmanlı Devleti’nin yanında yer almasını sağlamıştır.

Fransızların Mısır’ı işgal etmesinden milliyetçilik akımının kendi topraklarında yayılmasından kaygı duyan Avusturya da İngiltere’nin yanında savaşa girmiştir.

Mehmet Ali Paşa İsyanı’nın, Osmanlı dış siyasetine etkileri nelerdir?

Osmanlı Devleti’nin, bir valisinin ayaklanmasını bastıramayacağını anlaması üzerine Avrupa devletlerinin yardımını istenmiştir. Aslında, İstanbul’un ve belki de imparatorluğun Mehmet Ali Paşa’nın güçlü yönetimi altına girme ihtimali, bölgede çıkarı olan Avrupa devletlerini zaten harekete geçirmişti. Bu gelişmeyle birlikte, olay, padişah ve valisi arasındaki bir iç sorun olmaktan çıkarak, uluslararası büyük bir sorun haline geldi.

Osmanlı Devleti’nin Paris Antlaşması’nda Avrupa devleti olarak kabul edilmesinin nedenleri nelerdir?

Avrupalı devletler kendi çıkarları doğrultusunda Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü gerekli gördükleri için böyle bir politika takip etmeye başlamıştır. Bu madde ile İngiltere ve Fransa, Rus tehdidine karşı, çıkarlarının tehlikeye girmesine seyirci kalmayacaklarını göstermişlerdir.

Balkan Savaşları sonucunda Osmanlı Devleti’nin kaybettiği yerler nerelerdir?

I. Balkan Savaşı sonunuda, 30 Mayıs 1913’te imzalanan Londra Antlaşması’yla;

• Midye-Enez hattı Osmanlı-Bulgar sınırı olmuştur.
• Trakya ve Edirne Bulgaristan’a bırakılmıştır.
• Güney Makedonya, Selanik ve Girit Yunanistan’a verilmiştir.
• Sırbistan, Kuzey ve Orta Makedonya’yı almıştır.
• Silistre ise Romanya’ya bırakılmıştır.

II. Balkan Savaşı sonunda 1913’te imzalanan Atina Antlaşması’na göre; Osmanlı Devleti, Girit’in Yunanistan’a ait olduğunu resmen kabul etmiştir.

Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi (1774-1914) – Ölçme ve Değerlendirme – C

Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.

1-) Osmanlı Devleti’nin XIX. yüzyıl boyunca Denge Politikası takip etmesinde;
I. varlığını sürdürmek istemesi,
II. Avrupa devletleri arasındaki çıkar çatışmalarından yararlanması,
III. kaybedilen toprakları geri alma düşüncesi
durumlarından hangileri etkili olmuştur?

A) Yalnız I

B) Yalnız II

C) I ve II

D) II ve III

E) I, II ve III 

2-) Osmanlı Devleti’nde Meşrutiyet’in 1908’de ikinci defa ilan edilmesinde aşağıdakilerden hangisi etkili olmamıştır?

A) Reval Görüşmeleri

B) Balkan topraklarını elde tutma amacı

C) Padişahın gücünü artırma düşüncesi

D) Avrupa devletlerinin iç işlerine karışmasını önleme

E) İttihat Terakki Cemiyetinin etkisi

3-) Paris Barış Konferansı’nda alınan karara göre, Karadeniz bütün devletlerin ticaret gemilerine açık fakat savaş gemilerine kapalı olacaktır. Ayrıca Karadeniz kıyılarında hiçbir tersane bulunmayacaktır.
Buna göre;
I. Balkanlarda Rus nüfuzunun engellenmek istendiği,
II. Osmanlı Devleti’nin Rusya ile birlikte yenik sayıldığı,
III. Avrupalı devletlerin kendi çıkarlarını korumaya çalıştıkları
durumlarından hangileri söylenebilir?

A) Yalnız I

B) Yalnız II

C) I ve II

D) II ve III

E) I, II ve III 

4-) 1815 Viyana Kongresi ile Avrupa’da oluşturulan devletlerarası denge hangi devletlerin siyasi birliklerini sağlamasıyla bozulmuştur?

A) İtalya-Almanya

B) İtalya-Hollanda

C) Fransa-İtalya

D) Almanya-Portekiz

E) Almanya-Lehistan 

5-) 1821’de Mora İsyanı’nın başlaması üzerine Osmanlı Devleti, isyanı bastırmak için Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’dan yardım istemiştir. Osmanlı-Mısır kuvvetlerinin Yunan İsyanı’nı bastırması üzerine İngiltere, Rusya ve Fransa 1827’de Mısır-Osmanlı donanmasını imha etmiştir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) XIX. yüzyılda milliyetçilik isyanlarının yaşandığı

B) Osmanlı Devleti’nin otorite sağlamakta zorlandığı

C) Avrupalı devletlerin Osmanlı’nın iç işlerine karıştığı

D) Mora İsyanı’nın, Boğazlar Sorunu’nu başlattığı

E) 1815 Viyana Kongresi kararlarına uyulmadığı 

6-) 93 Harbi’nde yenilen Osmanlı Devleti, Rusya ile Ayastefanos Antlaşması’nı imzalamıştır. Avusturya ve İngiltere Almanya’yı da yanlarına alarak Rusya’nın lehine olan bu antlaşmaya karşı çıkmış ve yerine Berlin Antlaşması’nın imzalanmasını sağlamıştır.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Ayastefanos Antlaşması’nın uygulanmadığı

B) Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünün korunduğu

C) Almanya’nın uluslararası alanda güç kazandığı

D) Osmanlı Devleti ile ilgili kararlarda Avrupalı devletlerin etkili olduğu

E) Rusya’nın Avrupalı devletlerle savaşı göze alamadığı 

7-) 1815 Viyana Kongresi ile Avrupa’nın siyasi haritasının yeniden düzenlenmesinde aşağıdaki devletlerin hangisi etkili olmamıştır?

A) Avusturya

B) Prusya

C) İngiltere

D) Fransa

E) Rusya

😎 I. 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması  Karadeniz’in Osmanlı gölü olmaktan çıktığı,
II. 1792 Yaş Antlaşması  Kırım’ın Rusya’ya ait olduğu,
III. 1829 Edirne Antlaşması  Yunanistan’ın bağımsız olduğu,
IV. 1856 Paris Antlaşması  Osmanlı Devleti’nin Avrupa devleti sayıldığı,
V. 1878 Berlin Antlaşması  Bulgaristan’ın bağımsız olduğu
Yukarıda verilen antlaşmalardan hangisinin açıklaması yanlış verilmiştir?

A) I

B) II

C) III

D) IV

E) V 

9-) Şark Meselesi ile Osmanlı Devleti’nin bütün toprakları paylaşılmak istenmiştir.

Avrupalı devletler bu doğrultuda;
I. Osmanlı üzerinde siyasi ve ekonomik baskı kurma,
II. gayrimüslim halkların durumlarını istismar etme,
III. gayrimüslimlerin isyanlarını destekleme
politikalarından hangilerini uygulamıştır?

A) Yalnız I

B) Yalnız II

C) Yalnız III

D) I ve II

E) I, II ve III

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 118

Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi (1774-1914) – Ölçme ve Değerlendirme – Kahraman Nene Hatun, 93 Harbi’nde

1877 Osmanlı Rus Savaşı’nın 93 Harbi olarak adlandırılmasının gerekçesi nedir?

Rûmî takvime göre 1293 yılına rastladığı için bu savaşa 93 Harbi denmiştir.

Kıymetbilirlik ifadesi hangi anlamlara gelmektedir?

Değer bilmek, yapılanların kıymetini bilmek demektir.

Nene Hatun’un çocuğunu bırakıp halkın arasına mücadele için karışması hangi değerlerle ifade edilebilir?

– Vatan – millet sevgisi

– Dayanışma

 Özgürlük ve bağımsızlık

Tarihimizde Nene Hatun gibi destanlaşan diğer kadın kahramanlarımız kimlerdir?

Fatma Seher Erden (Kara Fatma), subay olan eşinin Sarıkamış’ta şehit olması üzerine Millî Mücadele’ye katıldı. Batı Cephesi’nde birçok yerde görev yaptı. Komuta ettiği müfrezesiyle I. ve II. İnönü, Sakarya ve Dumlupınar muharebelerinde yer aldı. Millî Mücadele sonunda üsteğmen rütbesini alarak emekli oldu. Ancak “Ben para için savaşmadım.” diyerek emekli maaşını kabul etmedi ve Kızılaya bağışladı.

Diğer bir kahramanımız ise Kastamonu’nun Seydiler ilçesinden Şerife Bacı’ydı. İnebolu’dan Kastamonu’ya kağnıyla cephane taşırken soğuktan donarak şehit oldu. Şerife Bacı, yanında bulunan ince bir yorganı cephaneyi korumak için kullandı, bebeğini ise kağnıyı bulanlar kurtardı.

Halide Onbaşı (Halide Edip), İstanbul halkını işgallere karşı harekete geçirmek için mitingler düzenledi ve yaptığı konuşmalar ile halkın aydınlanmasında önemli bir rol üstlendi. Millî Mücadele’de Mustafa Kemal’in yanında görev yapan Halide Onbaşı, sivil olmasına rağmen rütbe alarak onbaşı sayıldı. Millî Mücadele Dönemi’nde Anadolu Ajansının kurulmasına yardım etti, ayrıca gazetecilik de yaptı.

Millî Mücadele’deki kadın şehitlerimizden bir diğeri ise Gördesli Makbule’ydi. Yunan birliklerinin Batı Anadolu Bölgesi’ni işgali ardından eşi Halil Efe’yle birlikte Kuvay-ı Millîye birliklerine 19 yaşında katıldı. Kocasıyla birlikte Gördes, Sungurlu, Akhisar bölgesinde Yunanlarla çarpıştı. Fakat Kocayayla bölgesinde Yunan birlikleriyle çıkan çatışma sonucu şehit oldu.

Çete Ayşe de Millî Mücadele’nin kadın kahramanlarındandı. “Bazı kadınların içinde bir pehlivan gizlidir. Kemer belindir, çizme ayağın, börk başındır. Madem ki burası bizim vatanımız, biz de bu vatanın olmalıyız.”sözleriyle Aydın ilinin kurtuluşu için bölge kadınlarını teşkilatlandırdı. Yunanlara karşı vermiş olduğu mücadele dilden dile dolaştı. Savaş bittikten sonra Çete Ayşe’ye Atatürk’ün önerisi ile TBMM tarafından İstiklal Madalyası verildi.

Osmaniye’nin Raziyeler köyünden olan Rahmiye Hanım kendi müfrezesiyle Fransızlara karşı savaştı. Asıl görevi düşmana karşı keşif yapmak, düşmanın yerini tespit etmek olup cephe gerisindeki düşmanın cephane ve mühimmatlarını ateşe vermekti. Bunun yanında Osmaniye’deki demir yolu tünelini patlatarak düşmanın cephane ikmalini engelledi. Çarpışma esnasında şehit olan Türk askerlerini sırtına alarak hızlı bir şekilde taşıdığı için “uçan” anlamına gelen “Tayyar” lakabını aldı.

Kastamonu’da doğan Gazi Halime Çavuş, cepheye gitmemesi konusunda ailesinin bütün ısrarına rağmen onları dinlemedi ve Millî Mücadele’ye katıldı. Halime Çavuş, uzun yıllar Halim Çavuş olarak bilindi. Cepheye giderken erkek gibi giyindi, saçını kestirdi ve kimseye kadın olduğunu söylemedi. Askerin arasında cephane taşıdı. Ancak düşmanla girilen çatışmada ayağı sakat kaldı. Bir gün İnebolu’dan cepheye erzak taşırken Mustafa Kemal Paşa’yla karşılaştı. Fakat karşılaştığı kişinin Mustafa Kemal olduğunu bilmiyordu. Mustafa Kemal Paşa seslenerek “Sen üşümüyor musun böyle?” diye sorduğunda Halime Çavuş ise “Bey, 100 bin kişi kurtulacak. Ben öleceğim de ne olacak?” diye cevap verdi.

Nezahat Onbaşı, Samsunlu Fatma Çavuş, Kılavuz Hatice, Adile Onbaşı gibi kadın kahramanlar büyük bir özveriyle cephelerde çarpıştı. Bu kadın kahramanlar Millî Mücadele’ye katılan kadınların sadece bir kısmını oluşturmaktadır.

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 118

 Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi (1774-1914) – Ölçme ve Değerlendirme – Sinop Baskını

Rusların, Sinop Limanı’nda bulunan gemilere yaptığı baskının sürpriz olmamasının nedenleri neler olabilir?

Gerek siyasî olarak devletin içinde bulunduğu durum, gerekse de donanmanın yetersizliğinin Rusya tarafından bilinmesi baskının pek de sürpriz olmadığını göstermektedir. İşgal etmeyi planladığı bölgelere Osmanlı Devleti’nin ikmal yapmasını önleyerek işgallerini hızlandırmak isteyen Rusya, bu şartları çok iyi değerlendirmiş, ani bir baskınla Sinop’ta bulunan Osmanlı donanmasını yakmıştır.

Deniz harp tarihimizde kazandığımız önemli başarılar hangileridir?

Preveze Deniz Zaferi

27 Eylül 1538’de yüz yirmi iki gemi ve yirmi bin askerden oluşan Barbaros Hayreddin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması, üç yüz sekiz gemi ve elli beş bin askerden oluşan Andrea Doria (Andre Dorya) komutasındaki Haçlı donanmasına Preveze önlerinde taarruz etti. Bu taktik baskınını hiç beklemeyen Haçlı donanması, panik içinde büyük kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldı. Hristiyan dünyasının Akdeniz egemenliğine son veren bu zafer sonucunda Akdeniz’de Türk hâkimiyeti başladı.

Cerbe Deniz Savaşı 

Haçlı donanmasının Kuzey Afrika’da Türk egemenliğine son vermek istemeleri üzerine İspanyolların elinde bulunan Cerbe Adası, Turgut Reis tarafından kuşatıldı. Piyale Paşa komutasındaki donanmanın yardımıyla Haçlılar bozguna uğratıldı. Böylece Kuzey Afrika’daki Türk üstünlüğü kesinleşmiş oldu.

Tonaj ne demektir?

– Bir taşıtın alabildiği ton miktarı.

– Bir ticaret gemisinin iç hacminin hesaplanmasıyla bulunan taşıma kapasitesi.

 Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi (1774-1914) – Ölçme ve Değerlendirme – Balkan Acıları

Kosova’da bulunan türbe hangi padişahındır?

Kosova’da bulunan türbe, Sultan I. Murad ( Hüdavendigar ) a aittir.

Kalbi parçalanmış bir Osmanlı haritası ile anlatılmak istenenler nelerdir?

Üç kıtaya hâkim olan Osmanlı Devleti’nin yüzyıllar boyu himayesinde yaşayan Balkan milletleri, gerek milliyetçilik akımının etkisiyle gerekse de  Avrupalı devletlerin kışkıtmalarıyla ayaklanarak Osmanlı Devleti’nden ayrılmaya başlamışlardır. Şair bu ayrılmaları kalbi parçalanmış bir Osmanlı haritası benzetmesi ile tasvir etmiştir.

Yetmişlik türbedarın gözlerinin akınlarda kalmasının nedenleri neler olabilir?

XVIII. yy’a gelindiğinde sürekli genişleyen, topraklarına toprak katan bir Osmanlı Devleti yerine, sürekli toprak kaybeden bir Osmanlı Devleti ile karşılaşırız. Şair dizelerinde eski günlere olan özlemini dile getirmiştir.

“11. Sınıf Tarih Dersi MEB Yayıncılık 3. Ünite Ders Kitap Cevapları” hakkındaki görüşlerinizi yorum kısmından bize yazabilirsiniz. İyi çalışmalar.

Bir Cevap Yazın