Home / Yazılı Sınav Örnekleri / İslam Tarihi Dersi 1.Dönem 1.Yazılı

İslam Tarihi Dersi 1.Dönem 1.Yazılı

1)İslam tarihinin kaynaklarından ikisini yazarak. Her birine birer örnek veriniz. (10 puan)

Kaynak TürüAçıklamaÖrnek Eser ve Müellifi
1. Siyer-Megazi KitaplarıHz. Peygamber’in hayatını ve katıldığı savaşları konu edinen temel eserlerdir.İbn İshak (ö. 151/768), Sîre-tü İbni İshâk (Metinde İbn Hişâm’ın eseri de geçer.)
2. Genel Tarih KitaplarıHz. Âdem’den ya da yaratılıştan başlayıp, İslam zamanına kadar olan bütün tarihî olayları ele alan eserlerdir.Taberî (ö. 310/923), Târîhu’l-Ümem ve’l-Mülûk
3. Tabakat ve Teracim KitaplarıBelli bir dönemin veya meslek grubunun meşhur kişilerinin hayat hikâyelerinden (biyografilerinden) söz eden eserlerdir.İbn Sa’d (ö. 230/845), et-Tabakâtü’l-Kübrâ
4. Neseb KitaplarıKabile (soy bilgisi) esasına göre kabilelerin akrabalık bağlarını derleyen eserlerdir.İbnü’l-Kelbî (ö. 204/820), Cemheretü’n-Neseb
5. Fütûh Kitaplarıİslam tarihindeki fetihleri ve bu fetihlerin ardından kurulan idari yapıları anlatan eserlerdir.Belâzürî (ö. 279/892), Fütûhu’l-Buldân
6. Şehir-Bölge TarihleriŞehir ve bölgelerin siyasi, sosyal, kültürel tarihleri hakkında bilgiler veren eserlerdir.İbnü’l-Adîm (ö. 660/1262), Buğyetü’t-Taleb fî Târîhi Haleb
7. Coğrafya ve Bölge KitaplarıMekân bilgisine paralel tarihî konulara da yer veren eserlerdir.Yâkût (ö. 626/1229), Mu’cemü’l-Buldân
8. Lügatler ve Diğer İlimlerden Yararlanılan KitaplarArap dilinin yanında ilim ve sanatla ilgili standartları ve kavramları inceleyen eserlerdir.Fîrûzâbâdî (ö.

2) Mekke şehri, İslamiyet’in doğuşundan önce Arap Yarımadası için hangi iki temel alanda merkezî bir rol üstlenmekteydi? Açıklayınız. (10 puan)

Dinî Merkez: Kâbe’yi bünyesinde barındırması sebebiyle, bütün Yarımada’nın en kutsal ve en önemli ibadet merkeziydi. Yılın belirli dönemlerinde (özellikle hac mevsiminde) farklı kabileler burayı ziyaret ederdi.

Ticarî Merkez: Şam ve Yemen’i birbirine bağlayan ana ticaret yolunun üzerinde bulunması ve tarım imkânlarının yetersizliği nedeniyle halkının büyük ölçüde ticaretle uğraşması sebebiyle bölgenin en önemli ticarî geçiş ve buluşma noktasıydı.

3) Hicretten sonra İslam devletinin müşriklerle yapmış olduğu ilk üç savaşın isimlerini yazarak kısaca bilgi veriniz. (10 puan)

Savaş AdıTarihi (Hicri/Miladi)Kısa Bilgi
1. Bedir SavaşıH. 2 / M. 624Müslümanların sayıca az olmalarına rağmen Mekkeli Müşrik ordusuna karşı kesin bir zafer kazandığı ilk büyük savaştır. Bu zafer, Müslümanların özgüvenini artırmış ve Medine’deki siyasi konumunu sağlamlaştırmıştır.
2. Uhud SavaşıH. 3 / M. 625Mekkelilerin Bedir’in intikamını almak için düzenlediği bu savaşta, başlangıçta üstünlük Müslümanlardaydı. Ancak okçuların Hz. Peygamber’in emrine uymayarak mevzilerini terk etmesi sonucu, Müslümanlar ağır kayıplar vermiş ve savaş Mekkelilerin lehine dönmüştür.
3. Hendek (Ahzâb) SavaşıH. 5 / M. 627Mekkelilerin müttefik kabileleri (Ahzâb/Gruplar) toplayarak Medine’yi kuşatması üzerine yapılmıştır. Müslümanlar, Medine’yi korumak için Selman-ı Fârisî’nin tavsiyesiyle şehrin etrafına hendekler kazmıştır. Kuşatma, şiddetli bir çatışma olmadan, soğuk hava ve ilahi yardımın da etkisiyle Mekkelilerin çekilmesiyle sonuçlanmış ve Müslümanlar stratejik bir başarı kazanmıştır.

4) “Müslümanların Hz. Peygamber’in vefatı karşısındaki ilk tepkileri üzerine Hz. Ebu Bekir mescitte toplanan kalabalığa şöyle bir konuşma yaptı: ‘Ey insanlar! Muhammed’e tapan varsa bilsin ki Muhammed ölmüştür. Allah’a tapanlar ise O’nun ölümsüz olduğunu unutmasınlar. Nitekim Allah ‘Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse gerisin geriye mi (eski dininize) döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse Allah’a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır.’ (Al-i İmran suresi, 144. ayet.) buyurmuştur.”

(İbni Hişam, es-Sîre, C 4, s. 305-306.)

Metinden hareketle Müslümanların Hz. Peygamber’in vefatına verdiği tepkileri yorumlayınız. (10 puan)

Metinden hareketle, Müslümanların Hz. Peygamber’in vefatına verdikleri ilk tepkilerin büyük bir şok, kabul edememe ve hatta bir tür sarsıntı içerdiği anlaşılmaktadır. Bu şokun temel nedenleri şunlardır:

  • Şahsiyete Odaklanma Eğilimi: Hz. Ebû Bekir’in konuşması, bazı Müslümanların ilahi mesajdan ziyade, mesajı getiren Hz. Muhammed’in şahsiyetine aşırı derecede odaklandığını ve onun ölümsüzlüğüne dair bir beklenti içinde olduklarını ima etmektedir. “Muhammed’e tapan varsa bilsin ki Muhammed ölmüştür” ifadesi bu şokun boyutunu göstermektedir.
  • Dinden Dönme Tehlikesi (İrtidat Korkusu): Hz. Ebû Bekir, Al-i İmran suresinin 144. ayetine atıfta bulunarak, Peygamber’in ölümünün ardından bazı kişilerin “gerisin geriye (eski dininize) dönme” eğilimine girebileceği kaygısını dile getirmiştir. Bu, vefatın, yeni kurulmuş olan İslam toplumunda iman zafiyeti ve birlik kaybı riski yarattığını göstermektedir.
  • İmanın Odak Noktasını Belirleme İhtiyacı: Hz. Ebû Bekir’in müdahalesi, krizi yönetmek ve Müslümanların dikkatini yeniden tevhidin (Allah’ın birliği) ana prensibine çekmek amacını taşır. O, Peygamber’in vefatıyla bitenin risalet görevi olduğunu, ancak kulluk görevinin ve tapınılması gereken varlığın (Allah) ebediyen var olduğunu vurgulayarak imanın odak noktasını sağlamlaştırmıştır.

Dolayısıyla, ilk tepkiler büyük bir üzüntüden öte, İslam toplumunun temel varlık nedenini sorgulayan, potansiyel bir inanç ve siyasi kriz anlamına gelmekteydi. Hz. Ebû Bekir’in bu konuşması, kriz anında topluluğun şokunu dindirerek ve imanı doğru temele oturtarak bu tehlikeyi bertaraf etmede kritik rol oynamıştır.

5) Hicret’i zorunlu kılan sebepler nelerdir? (20 puan)

Cevap: Hicret’i (Mekke’den Medine’ye göç) zorunlu kılan başlıca sebepler şunlardır:

  1. Müşriklerin Artan Baskı ve Şiddeti: Mekkeli müşriklerin Müslümanlara, özellikle de zayıf ve himayesiz olanlara yönelik işkence ve baskılarının dayanılmaz hale gelmesi.
  2. Tebliğ İmkânının Kalmaması: Mekke’de Hz. Peygamber’in İslam’ı serbestçe tebliğ etme ve yayma imkânının kalmaması.
  3. Mekkeli Liderlerin Ölümü: Hz. Peygamber’i koruyan amcası Ebû Tâlib’in ve eşi Hz. Hatice’nin vefat etmesiyle oluşan himayesizlik ortamı.
  4. Medine’den Gelen Davet (Akabe Biatları): Yesrib (Medine) halkının (Evs ve Hazrec kabileleri), Hz. Peygamber’i davet etmesi ve ona hem dinî hem de siyasi destek sözü vermesi (Akabe Biatları).
  5. Müşriklerin Öldürme Planı: Mekkeli müşriklerin, Hz. Peygamber’i öldürme kararı alması ve bu planın deşifre olması.

6) Hz. Peygamber siyasi muhataplarıyla ilişkilerinde nasıl bir yol takip etmiştir? (20 puan)

Cevap: Hz. Peygamber, siyasi muhataplarıyla ilişkilerinde genellikle şu ilkeleri ve yolları takip etmiştir:

  • Barışçıl Çözüm ve Diplomasi: Savaş yerine mümkün olduğunca barışçıl çözümlere ve anlaşmalara öncelik vermiştir (örneğin, Hudeybiye Antlaşması).
  • İttifaklar Kurma: Medine’de Yahudiler ve diğer kabilelerle bir arada yaşamayı Medine Vesikası ile güvence altına alarak çoğulcu bir siyasi yapı oluşturmuştur.
  • Merkezî Otoriteyi Sağlama: Özellikle Medine’de İslam Devleti’nin merkezî otoritesini güçlendirmiş, siyasi ve dinî liderliği şahsında birleştirmiştir.
  • Mektupla Davet: Çevredeki büyük imparatorlukların (Bizans, Sasani, Mısır vb.) liderlerine elçiler ve mektuplar göndererek İslam’a davet siyasetini uygulamıştır.
  • Güç Dengesi: Güçlü bir ordu oluşturarak ve başarılı askeri stratejiler (Bedir, Hendek Savaşları) uygulayarak siyasi rakipleri karşısında denge kurmayı ve caydırıcılığı sağlamıştır.

7) Hudeybiye Barış Antlaşması’nın İslam’ın yayılışına katkılarını açıklayınız. (20 puan)

Hicretin 6. yılında (628) Mekkeli müşriklerle imzalanan Hudeybiye Antlaşması, başlangıçta Müslümanların aleyhine gibi görünse de, İslam’ın yayılışına şu kritik katkıları sağlamıştır:

  • Siyasi Tanınma: Mekkeli müşrikler, bu antlaşma ile İslam Devleti’ni (Medine) resmen muhatap almış ve onun siyasi bir güç olduğunu hukuken tanımışlardır. Bu durum, Müslümanların Arap Yarımadası’ndaki meşruiyetini artırmıştır.
  • Güvenli Ortam ve Tebliğ Serbestliği: 10 yıllık barış ortamı sayesinde Müslümanlar, Mekkelilerin askeri tehdidi olmaksızın rahatça tebliğ faaliyetlerinde bulunmuşlardır. Bu dönemde birçok kabile İslam’ı kabul etmiştir.
  • Tarihsel Dönüm Noktası: Kur’an’da “Açık Bir Fetih” ($Fethen$ $Mübînen$) olarak nitelendirilen bu antlaşma, Müslümanların kısıtlanmış bir topluluk olmaktan çıkıp, Arap Yarımadası’nın en büyük gücü olma yolunda attığı en önemli diplomatik adımdır.
  • Mekke’nin Fethine Zemin Hazırlaması: Antlaşmanın şartlarının müşrikler tarafından bozulması, Hz. Peygamber’e Mekke’yi fethetmek için hukuki bir gerekçe sunmuş ve Mekke’nin fethine (630) zemin hazırlamıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir