Home / 9. Sınıf Tarih / 9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevaplarını bu yazımızda bulabilirsiniz. 9. Sınıf Tarih Dersi 4. Ünitemiz olan İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası soru ve cevapları yazımızın devamında. Tarih ders kitaplarının cevapları için bizi takip edin.

Bu yazımızda 9. Sınıf Tarih Dersi sayfa 90 ile sayfa 127 arasındaki sorulan soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Görüşlerinizi yorum kısmından yazabilirsiniz.

Diğer üniteler ve diğer şubeler için bu bağlantıyı tıklayınız.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 90

Türkler’in ilk ana yurdu neresidir?

Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti’nin bu bölgelerde yaptığı kültürel çalışmalar nelerdir?

Türklerin bilinen ilk ana yurdu Orta Asya’dır ve tarihî süreçte burada çeşitli Türk devletleri kurulmuştur. Orta Asya, batıda Hazar Denizi, kuzeyde Kırgız bozkırları ve Altay Dağları, doğuda Moğolistan ve Çin’in batısı (Doğu Türkistan), güneyde ise Tibet Platosu ve Hindukuş Dağları arasında yer alır.

Türk Konseyi (Türk Dili Konuşan Ülkeler İş Birliği Konseyi)

Türk dünyasının tarihî ve kültürel birikimlerinden en geniş şekilde yararlanmak suretiyle Türk dili konuşan ülkeler arasındaki iş birliğinin geliştirilmesini amaçlamaktadır. Türk Konseyi, Türk dili konuşan ülkeler arasındaki iş birliği mekanizmalarının en üstünde yer alan çatı kuruluş olarak kabul edilmektedir.

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY)

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı 1993’te Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Türkiye’nin Kültür Bakanlarının imzalamış olduğu antlaşma ile kurulmuştur. TÜRKSOY’un kuruluş amacı Türk halklarının gönül birlikteliğini ve kardeşliğini güçlendirmek, ortak Türk kültürünü gelecek nesillere aktarmak ve dünyaya tanıtmak için çalışmaktır. TÜRKSOY’un 6 kurucu üyesi ile beraber 8 tane de gözlemci üyesi bulunmaktadır.

TÜRKPA (Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi)

2008’de imzalanan İstanbul Antlaşması’yla kurulmuştur. Merkezi Bakü’dedir. Türk dili konuşan ülkelerin parlamentoları arasındaki iş birliğini derinleştirmek amacıyla faaliyet göstermektedir.

Türk Akademisi

2010’dan 2012’ye kadar Kazakistan Cumhuriyeti’nin ulusal bir kurumu olarak faaliyet göstermiştir. Türk Akademisinin Türk Konseyi çerçevesinde faaliyet gösterecek uluslararası bir yapıya kavuşturulmasını teminen hazırlanan kurucu antlaşma 2012 Bişkek Zirvesi’nde imzalanmıştır. Astana’da yerleşik olan Türk Akademisi, Türk dili, edebiyatı, kültür, tarih ve etnografyası alanında gerçekleştirilen bilimsel araştırmaların eş güdümünü ve desteklenmesini amaçlamaktadır.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA)

Türkiye’nin SSCB sonrası dönemde Orta Asya ve Kafkasya’da yapılacak faaliyetleri ve dış politika önceliklerini uygulayacak, koordine edecek bir organizasyon ihtiyacı doğrultusunda 1992’de Dışişleri Bakanlığına bağlı olarak Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) kurulmuştur. TİKA, 1999 yılında başbakanlığa bağlanarak faaliyetlerini sürdürmüştür. Türkiye’nin, TİKA aracılığı ile dost, kardeş ve akraba ülkelere yönelik olarak yaptığı çalışmaların temelinde, bir barış kuşağı oluşturma çabası bulunmaktadır.

Yunus Emre Enstitüsü

Yunus Emre Vakfı, Türkiye’nin diğer ülkeler ile kültürel alışverişini artırıp dostluğunu geliştirmek amacıyla 2007’de kurulmuş bir kamu vakfıdır. Kurumun görevi; 
1. Türkiye’yi, Türk dilini, tarihini, kültürünü ve sanatını dünyaya tanıtmak,
2. Bununla ilgili bilgi ve belgeleri dünyanın istifadesine sunmak,
3. Türk dili, kültürü ve sanatı alanlarında eğitim almak isteyenlere yurt dışında hizmet vermek.

2007’de yasa ile kurulan ve 2009’da faaliyetlerine başlayan Yunus Emre Enstitüsünün yurt dışında 40’tan fazla kültür merkezi bulunmaktadır.

İlk Türk devletlerindeki toplumsal yapının özellikleri nelerdir?

Bozkırın sert yapısı, bölgede yaşayan kavimleri etkilemiş ve konar-göçer hayat tarzının ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Konar-göçerler, ulaşımda ve göçlerde atı kullanarak bu zorlu koşulların üstesinden gelmiştir.

Bununla birlikte bozkırın atlı göçebeleri, çabucak organize olabilen savaşçı bir toplum yapısına sahiptir.

Türkler, köklü ve yerleşmiş bir toplum yapısına sahiptir. Eski Türk toplumunda en küçük birlik olan aile, kan bağı esasına dayanmaktadır. Türklerin dünyanın dört bir tarafına dağılmasına rağmen varlıklarını korumaları, aile yapısına verdikleri önemden kaynaklanmıştır.

Bu toplum yapısında, aileler urugları, uruglar boyları, boylar budunları (millet) meydana getirmiştir.

Türkler, Orta Asya’dan nerelere göç etmiştir?

Hunlar – Orhun bölgesinden Güney Kazakistan bozkırlarına, Türkistan’a ve Güney Kazakistan ve Türkistan’dan Avrupa’ya

Ogurlar – Güneybatı Sibirya’dan Güney Rusya’ya

Sabarlar – Aral Gölü’nün kuzeyinden Kafkaslara

Avarlar – Batı Türkistan’dan Orta Avrupa’ya

Bulgarlar – Karadeniz kuzeyinden Balkanlar’a ve Volga Nehri kıyılarına

Macarlar – Kafkasların kuzeyinden Orta Avrupa’ya

Peçenek, Kuman (Kıpçak) ve Uzlar – Hazar Denizi’nin kuzeyinden Doğu Avrupa ve Balkanlar’a

Oğuzlar – Orhun bölgesinden Seyhun Nehri kenarlarına ve Maveraünnehir üzerinden İran’a ve Anadolu’ya göç etmişlerdir.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 91

Avrasya coğrafyası ile günümüz Türk dünyası arasında ilişki olduğu söylenebilir mi? Neden?

Avrasya, Asya ile Avrupa’nın neredeyse tamamını içine alan coğrafi bir bölgedir. Orta Asya kavimlerinin yerleşik düzene geçtiği; Türklerin, Moğolların, Slavların ve Çinlilerin yaşadığı geniş bir alan olarak kabul edilebilir. Bu coğrafyada bugün bağımsız (Azerbaycan – Özbekistan – Kazakistan – Kırgızistan – Türkmenistan) ve özerk (Başkurdistan Özerk Cumhuriyeti – Çuvaşistan Özerk Cumhuriyeti – Hakasya Özerk Cumhuriyeti – Altay Özerk Cumhuriyeti) halde yaşayan Türk devletleri bulunduğundan bu coğrafyanın günümüz Türk dünyasında da önemi büyüktür.

10. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 95

“Ok ve yay gerebilen kavimleri bir aile gibi birleştirdim; şimdi onlar Hun oldular.”

Mete Han’ın kavimleri bir aile gibi birleştirmesinin nedenleri neler olabilir?

Toplumdaki bireylere birlikte hareket etme arzusu kazandırmak, onların zorlu mücadelelerle uzun mesafeleri aşmalarını sağlamak ve böylece millî birlik ve beraberliği sağlamak amacıyla Mete Han, kavimleri bir aile gibi birleştirmiştir. 

Hunlar, Kök Türkler ve Uygurlar dışında varlığını sürdüren Türk devlet ve toplulukları nerelerde yaşamışlardır? Dilsiz harita üzerinde gösteriniz.

Toplumdaki bireylere birlikte hareket etme arzusu kazandırmak, onların zorlu mücadelelerle uzun mesafeleri aşmalarını sağlamak ve böylece millî birlik ve beraberliği sağlamak amacıyla Mete Han, kavimleri bir aile gibi birleştirmiştir. 

– Hazar Devleti, VII-XI. yüzyıllar arasında Karadeniz ile Kafkas dağlarının kuzeyinde ve İdil (Volga) Nehri dolaylarında hüküm sürmüştür.

– Avar Hakanlığı, Asya Hun Devleti’nin yıkılmasından sonra IV. yüzyıl sonlarında, Moğolistan’da kurulmuştur.

– Türgişler, Kök Türk Hakanlığı’nın batıdaki kalabalık boylarından biri olarak İli Nehri dolaylarında yaşamıştır.

– Başkırtlar, Orta Asya Türk kavimlerinden olup, Ural Dağları’nın kuzey ve doğu kısımları ile İdil’in kuzey kesimini oluşturan bozkırlarda yaşamıştır.

– Bulgarlar, II. yüzyılda Orta Asya’dan Avrupa’ya başlayan göçle ilk olarak Hazar Denizi-Karadeniz arasındaki topraklara yerleşmiştir.

– Peçenekler, IX-XII. yüzyıllarda Karadeniz’in kuzeyindeki steplerde yaşamıştır.

– Kırgızlar, 840 yılında Uygur Devleti’ni yıkarak Ötüken’de devlet kurdular.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 96

Kut inancının Türk siyasi hayatına etkileri neler olabilir?

Kağan Gücünü Nereden Alıyor?

İlk Türk Devleti olan Asya Hun Devleti’nde hükümdarlar, Gök Tanrı’nın tahta çıkardığı Tanhu unvanını kullanmıştır. Mete Han, MÖ 176’da Çin imparatoruna gönderdiği mektupta kendisini, Gök Tanrı tarafından tahta çıkartılmış Hunların büyük Şanyü’sü olarak ifade etmiştir. Orhun Yazıtları’nda Bilge Kağan: “Tanrı irade ettiği için kut’um olduğu için kağan oldum.” demiştir. Uygur Devleti’nde de benzer durum söz konusudur. Uygurlara ait Karabalsagun Yazıtı’nda, Bögü Kağan’ın unvanı “Tengride kut bulmuş.“ olarak belirtilmiştir.

Kut inancının Türk siyasi hayatına etkileri neler olabilir?

Türklerde kağan olabilmek için Gök Tengri tarafından kut verilmiş bir aileye mensup olmak gerekirdi. Bu aileler belli olup Hunlarda Tu-ku, Kök Türklerde Aşina ve Uygurlarda Yağlakâr ailesidir. Kut, kan yoluyla geçtiği için bütün hanedan üyeleri kağan olma hakkına ve yetkisine sahiptir. Tanrının iradesinin hangi hanedan üyesi üzerinde olduğu da ancak taht için yapılan bir mücadele sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Kağanların görevleri nelerdir?

 Türklerde kağan, hem bütün devlet teşkilatının başı hem de toplumun lideridir.

– Devletin başı olarak iç ve dış siyaseti düzenler,

– Ordulara komutanlık eder,

– Elçiler gönderir ve elçileri kabul eder,

– Halkı düşmandan korur, bütün toplulukları bir devlet çatısı altında toplar,

 Töre kurallarını uygular, düzeni sağlar, halkı adil idare eder, 

– Devlet teşkilatının her kademesindeki görevlileri tayin eder veya onları görevlerinden alır.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 99

Uygur Devleti’nde kadınların sosyal hayata etkileri neler olabilir?

Çin Elçisinin Raporu

981-984 tarihleri arasında Turfan Uygurları’na giden Çin elçisi Wang Yen-te’nin raporuna göre “Kao-ch’ang (Turfan) şehrinde yağmur ve kar yoktur. Aynı zamanda çok sıcaktır. Evler beyaz badanalıdır. Chinling Dağları’ndan çıkan nehir, başşehrin bütün çevresini dolaşır, tarlaları ve meyve bahçelerini sular ve su değirmenlerini işletir. Bu yerde beş hububat yetişir. Zengin insanlar at eti yerler, geri kalanlar ise sığır eti ve yaban kazı yerler. Onlar müziklerinde kopuz kullanırlar. Onlar, samur kürkü postu, keçe ve çiçek motif işlemeli elbise imal ederler. Kadınlar başlarına bir çeşit şapka giyer. Onların âdetlerine göre büyük bir kısmı ata biner ve ok atarlar. Onlar, gümüş ve pirinçten yaptıkları tüpleri su ile doldururlardı. Bu tüplere basarak suyu fışkırtırlar yahut birbirlerine su atarak spor yaparlar.

Uygur Devleti’nde kadınların sosyal hayata etkileri neler olabilir?

– Kadınlar sosyal hayatta etkili rol almışlardır.

– At binip, ok atarak Türk millî kültürünün savaşçı olma özelliğini devam ettirmişlerdir.

– Kadın ya da erkek ayrımı yapılmamıştır.

– Üretimde rol almışlardır.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 101

İkili devlet teşkilatının, Türk siyasi hayatına etkileri neler olabilir?

– İlk Türk devletlerinde ülkenin yönetimi, Hunlardan itibaren devlet yönetiminde kolaylık sağlamak amacıyla doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

– Haneden mensuplarının aktif görev alması sağlanarak devlet yönetimine katılımları sağlanmış, 

– Batı’daki yabgu unvanlı yönetici, Doğu’daki kağana bağlı olarak töre hükümlerini yürüterek görev ve yetki karmaşasına son verilmiş, devletin daha sistemli idare edilmesi sağlanmıştır.

Tüm bu olumlu yanlarına rağmen, hanedanın erkek üyelerinin hükümdar olma hakkına sahip olması, taht kavgalarına sebep olmuş ve devletin bölünmesini ve yıkılmasını kolaylaştırmıştır.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 104

“İl (devlet) gider, töre kalır.” sözünden hareketle törenin Türk tarihine etkileri neler olabilir?

Türk tarihinde farklı coğrafyalarda pek çok Türk devleti kurulmuş, ancak farklı nedenlerle yıkılmıştır. Tarihte bir devlet yıkılırken yerine yeni bir devletin kurulması ise teşkilatlı bir yapıya sahip olan Türkler için hiç de zor olmamıştır. Bunda ise en önemli etken töre oluştur. Çünkü töre, Türk toplumunda gerek kağanın iktidarı gerekse devletin sürekliliği için önemli bir koşul olup, devletin varlığını devam ettirmesi, törelere bağlılık ile ilişkilendirilmiştir.

Devlet teşkilatlanmasında düzenleyici bir role sahip olan töre, kağanın hem keyfî hareket etmesini engellemiş hem de halkına adil davranması için bir kontrol mekanizması olmuştur.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 105

Orhun Yazıtlarına göre Türk devletlerinde kağanlar gücünü nereden almaktadır?

Yazıtlarda ilk Türk devletlerindeki egemenlik anlayışının ilahi kaynaklı olduğu görülmektedir. “Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağan’ı, bu zamanda oturdum.” ve “Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye babam kağanı, annem hatunu yükseltmiş olan Tanrı, il veren Tanrı” ifadeleri bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 106

Orta Asya coğrafyasının Türklerin yaşam biçimlerine etkileri nelerdir?

Bozkırın sert yapısı, bölgede yaşayan kavimleri etkilemiş ve konar-göçer hayat tarzının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bozkır, adaların ve vahaların dışında insanlara kalıcı bir yerleşme ve dinlenme imkânı tanımamıştır. Konar-göçerler, ulaşımda ve göçlerde atı kullanarak bu zorlu koşulların üstesinden gelmiştir.

Tarımın sınırlı alanlarda yapılabildiği buna karşın otlakların geniş yer tuttuğu Orta Asya’da, Türk boyları zorunlu olarak geçimlerini hayvancılık üzerine kurmuştur. Bu nedenle hayvancılık ile uğraşan Türklerin büyük çoğunluğu, konar-göçer bir yaşam tarzını benimserken bir kısmı da yerleşik yaşam sürmüştür.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 107

Günümüzde konar-göçer hayat tarzının, ülkemizde görülmesinin nedenleri neler olabilir?

Anadolu; tarım ve hayvancılık gibi ekonomik faaliyetler açısından son derece elverişli özellikleri ile Orta Asya coğrafyası ile benzer özellikler göstermiştir.

Benzer coğrafî özellikler ve ihtiyaçlar benzer sonuçları ortaya çıkarmış, Türk millî kültürü devam ettirilmiştir.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 110

Kara Kuvvetleri birlik amblemi üzerinde bulunan yıldızlar, tarih, defne yaprağı, Atatürk silüeti, ay yıldız, çelenk, kılıç ve meşe yaprağı ne anlama gelmektedir?

4 adet büyük yıldız; Kara Kuvvetleri Komutanlığının seviyesini,

Bordo zemin üzerine ay yıldız; Türk Milleti’nin emrinde olunduğunu,

Kılıç ve meşe yaprağı çelenk; Kararlı ve güçlü Kara Kuvvetlerini,

Atatürk Silüeti; En büyük Komutan olan Atatürk’ün Kocatepe’deki sembolünü,

Defne yaprakları; “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesini,

16 adet küçük yıldız; Tarihte kurulmuş 16 Türk Devletini,

M.Ö. 209 rakamı; Kara Kuvvetlerinin kuruluş yılını temsil eder.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 113

Göç olaylarında, farklı kavimler neden birlikte hareket etmiş olabilir?

Geniş bozkır sahalarında iklim ve coğrafya gereği sürekli hareket hâlinde olan konar-göçerler, toprak bağlılığını değil soy aidiyetini birinci planda tutmuşlardır. 

Türk toplulukları, sosyal yapısı gereği taşıdığı toplumsal dayanışma ve dinamizm sayesinde zaman zaman Orta Asya’daki yurtlarını terk etmiştir. Böylece başka coğrafyalara göç etmişler ve yayılmışlardır.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 115

Avrupa Hun Devleti’nin Doğu Roma’yı baskı altında tutarak Batı Roma ile iyi ilişkiler kurmasının nedenleri nelerdir?

Avrupa Hun Devleti’nin Doğu Roma’yı baskı altında tutarak Batı Roma ile iyi ilişkiler geliştirmesi, Doğu Roma’nın siyasi olarak zayıflamasını sağlamak ve Avrupa Hun Devleti’nin daha da güçlenmesine yol açmaktır. Doğu Roma bu baskılardan etkilenerek belli bir süre sonra yıkılmıştır. Batı Roma ile siyasi ilişkiler sürdürülmüştür.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 116

Kavimler Göçü’nün Avrupa siyasi hayatına etkileri neler olabilir?

– Günümüz Avrupa milletlerinin temelleri atıldı.

– Roma İmparatorluğu, Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı.

 Avrupa Hun Devleti kuruldu.

– Avrupa’da feodalite güç kazandı ve skolastik düşünce gelişti.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 119

İlk Türk devletlerinin komşularıile olan ilişkilerinde ekonomik ve askerî unsurlardan hangisi daha etkili olmuştur? Neden?

İlk Türk devletlerinin komşuları ile olan ilişkileri bazen siyasi – askerî mücadelelerle, bazen de dostluk ve kültürel işbirliği içinde geçmiştir. Türk- Çin ilişkilerindeki rekabetin birinci sebebi; Orta Asya ve Uzak Doğu’ya hâkim olma isteği, ikinci sebebi de gerek Çinlilerin gerekse Türklerin birbirlerini ekonomik ve kültürel açıdan tesirleri altına almak istemeleridir. İpek Yolu’nun hakimiyetini ele geçirmek için uzun yıllar mücadele etmişlerdir. Ancak Türkler en güçlü oldukları zamanlarda dahi Çin’e yerleşmeyi tercih etmemiş, Çin’i vergiye bağlayarak ve ihtiyaç duyduğu malzemeleri temin ederek kontrol altında tutmayı tercih etmişlerdir.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 120

Konar-göçerlere karşı korunmak isteyen yerleşik toplumların aldıkları tedbirler nelerdir?

1- Stratejik noktalara kaleler dikmek ve hatta olabilirse dalgakıranlar gibi atlıların saldırılarına karşı duracak bir savunma hattı, bir duvar inşa etmek,

2- Kavgalarında araya girip fitne sokmak, en uzak ve en az tehlikeli olanları en yakın, dolayısıyla en tehlikeli olanların üstüne salmak,

3- Konar-göçerleri barışçıl yollara çekmek, sınır bölgelerinde onlara federe bölgeler vermeyi denemek.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 121

“İlk Türk devletlerinin çevresindeki devletlerle siyasi, sosyal ve ekonomik ilişkilerinde cihan hâkimiyeti anlayışı da etkili olmuştur. Bunu İstemi Yabgu’nun ‘Atalarımızdan işittik ki Roma İmparatorluğu elçileri geldiği zaman bu bizim için artık yeryüzünü fethedeceğimize delalet eder.’ sözünden anlaşılabilir.”

Türklerde cihan hâkimiyeti anlayışının ortaya çıkmasında kut inancının etkisi nedir?

Orhun Yazıtlarına göre Türkler, devleti evrenin yaratılış düzenine uygun bir tarzda şekillendirmiştir. Yazıtlarda “Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insanoğlu yaratılmış. İnsanoğlunun üzerine ecdadım Bumin Kağan, İstemi Kağan oturmuş.” ifadesi yer almaktadır. Buna göre gökyüzü ve yeryüzü yani bütün dünya Türk devletinin mekânını oluşturmaktadır. Türk kağanları ise “cihanşümul” yani bütün dünyanın hükümdarı konumundadır.

Yazıtlara göre dünya hâkimiyeti, Tanrı tarafından Türk kağanlarına bir görev olarak verilmiştir. Bilge Kağan, yazıtında âdeta dünya hâkimiyetini gerçekleştirmiş bir hükümdar gibi şöyle konuşmaktadır: “Doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar onun içindeki millet hep bana tâbidir. Bunca milleti hep düzene soktum.”

Türk kağanları, ordular sevk ederek savaşmak, Türkçe konuşan ve Türk soyundan olan bütün toplulukları bir devlet çatısı altında toplamak, birlik ve bütünlüğü sağlamak zorundadır.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 122

Eski Türk topluluklarının çevresindeki devletlerle ilişkileri hangi alanlarda olmuştur?

Asya Türk topluluklarının en fazla ilişki kurdukları yerleşik devletler, İlk Çağ’da güneydeki komşuları Çin, Orta Çağ’da ise Asya’nın en batısında yer alan Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu oldu. Hunlarla Çinliler arasındaki çatışma konularından birincisi İpek Yolu’na hâkim olma mücadelesi idi.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 123

İlk Türk devletlerin komşu devletlerle ticaret yapmalarının sebepleri neler olabilir?

Ellerindeki malları satabilmek ve ihtiyaçları olan malları da alabilmek için komşu devletlerle ticaret yapmışlardır.

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 125

ÜNİTE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME SORULARI

Türkiye, coğrafi bir ad olarak hangi bölgeler için kullanılmıştır?

Türkiye kelimesi, ilk olarak VI. yüzyılda Bizans kaynaklarında “Orta Asya” için kullanmıştır.

Bizans kaynakları, IX ve X. yüzyıllarda Volga’dan, Orta Avrupa’ya kadar uzanan sahaya da Türkiye adını vermiştir.

XI-XIII. yüzyıllarda Mısır ve Suriye’ye Türkiye denmiştir. Anadolu ise XII. yüzyıldan itibaren Türkiye olarak tanınmaya başlanmıştır.

Türkler savaşlarda hangi taktikleri uygulamıştır?

Türklere özgü bir savaş taktiği olan Turan taktiği, iki farklı savaş yönteminin uygulanması ile yapılan bir savaş usulüdür. Bu taktik, sahte ricat (geri çekilme, kaçma) ve pusudan oluşur. Bu savaş usulüne, Türk yurdunun eski adından dolayı “Turan Taktiği” veya “Hilal Taktiği” denilmiştir.

Türklerdeki egemenlik anlayışının sonuçları nelerdir?

Yazıtlarda ilk Türk devletlerindeki egemenlik anlayışının ilahi kaynaklı olduğu görülmektedir.

Türk kağanları, ordular sevk ederek savaşmış, Türkçe konuşan ve Türk soyundan olan bütün toplulukları bir devlet çatısı altında toplamış, birlik ve bütünlüğü sağlamak için çalışmıştır.

Uygurların yerleşik hayata geçmelerinin hayat tarzlarına etkisi nedir?

Uygurlarda yerleşik hayat yaygınlaşınca Uygur halkının ekonomi anlayışı da değişmeye başlamıştır. Değişen bu yeni hayat tarzıyla birlikte özellikle tarım alanında büyük gelişmeler yaşanmış, tarımın gelişmesi bu bölgelerdeki şehirciliği de geliştirmiştir.

Uygurlarda şehirlerin gelişmesi halka yeni imkânlar sunmuş, sunulan bu yeni imkânlar da ticaretin gelişmesini sağlamıştır.

İpek Yolu güzergâhının sık sık yön değiştirmesinin nedeni nedir?

Devletler arasında, çıkar sağlama amacıyla yaşanan mücadeleler sonucunda İpek Yolu sık sık yön değiştirmiştir.

SORU 1:

Orta Asya’da kurulan ilk Türk Devletleri;
I. Çin,
II. Sasani,
III. Bizans
Yukarıdaki devletlerden hangileriyle ilişki kurmuştur?

A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 

SORU 2:

Aşağıdakilerden hangisi kurultay ile ilgili doğru bir bilgi değildir?

A) Devlet yönetiminin temelini oluşturur

B) Boy beyleri de katılır

C) Üyelerine Toygun denir

D) Hatun başkanlık yapabilir

E) Yılda en az üç kez toplanır 

SORU 3:

Mao-dun gelişmiş Çin medeniyetinekarşı millî bir siyaset izlemişti. Buna göre Hun Devleti, savaş gücü ile Çin’i baskı altına alacak, devletin ve halkın ihtiyaçlarını vergi veya ticaret yoluyla Çin’den sağlayacaktı. Mao-dun’un, Çin’e karşı izlediği bu politikanın içinde Çin ülkesini ele geçirmek ve onu idare etmek gibi bir düşünce bulunmuyordu.

Buna göre Mao-dun Dönemi’nde Çin’e karşı izlenen siyaset ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Çin’e karşı üstünlük kurulamayacağına inanılması

B) Yerleşik Çin kültüründen çekinilmesi

C) Türk ülkesinin ele geçirileceğinden korkulması

D) Çin ülkesine Türklerin iskân ettirilmek istenmesi

E) Çin’e karşı barışçı bir siyaset izlenmesi 

SORU 4:

Aşağıdakilerden hangisi Kavimler Göçü’nün sonuçlarından biri değildir?

A) Günümüz Avrupa milletlerinin temelleri atıldı

B) Avrupa’da Türk devletleri kuruldu

C) Feodalite Avrupa’da güç kazandı

D) Kültürel etkileşim yaşandı

E) Skolastik düşünce etkisini kaybetti 

SORU 5:

Orta Asya’da kurulan ilk Türk Devletleri’nde toplumun sosyal yapısı birbirine sıkı sıkıya bağlı olan unsurlardan meydana gelmiştir.

Aşağıdakilerden hangisi bu unsurlardan biri değildir?

A) Toy B) Oguş C) Urug D) Boy E) Budun 

SORU 6:

Törenin oluşumunda aşağıdakilerden hangisinin etkisi yoktur?

A) Kut anlayışı

B) Diğer milletlerle etkileşme

C) Kağanlar tarafından konulan yasalar

D) Kurultaylarda getirilen kurallar

E) Türk toplumundaki görenek ve gelenekler 

SORU 7:

Hazar ülkesi; VII. yüzyıldan itibaren ulaşımın hızlandığı, mal değişiminin arttığı, Doğulu ve Batılı milletlerden kitleler hâlinde ticaret ve sanatla uğraşan insanların kaynaştığı bir yer hâline gelmiştir.

Buna göre Hazarlarla ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

A) Barış dönemi yaşattıkları

B) Başka dinlere inandıkları

C) Konar-göçer yaşam tarzını benimsedikleri

D) Kültürel etkileşime kapalı oldukları

E) Ülke sınırlarını genişlettikleri 

SORU 8:

Coğrafi konumu nedeniyle Orta Asya’da dönem dönem şiddetli kuraklıklar yaşanmıştır. Bu da bazı bölgelerde hem kıtlığın yaşanmasına hem de salgın hastalıkların görülmesine neden olmuştur. Kıtlığın yaşandığı yerlerde geçimini hayvancılıktan sağlayan Türkler, hayvanları için yeterli otlak bulamamıştır.

Buna göre;
I. başka bölgelere göç edilmesi,
II. nüfus artışının olması,
III. yerleşik hayata geçilmesi
durumlarından hangilerinin gerçekleşmesi beklenir?

A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları Sayfa 127

OKUMA PARÇASI: Tanrının Kırbacı Attila

İktidarının doruğunda bulunan Attila’nın yerinde başka birisi olsaydı, muhteşem libaslar içinde gezer ve al- tın-gümüş içinde yüzerdi. Lakin Attila böyle yapmadı, sadeliği severdi. Attila alelade tahta koltukta oturmuş ve sade bir çadır da hüküm sürmüştü. Hiçbir tarafta ihtişamdan eser yoktu. Hükümdar Attila, herhangi bir Hun kadar sade yaşardı. Misafirlerine gümüş tabaklar içinde çok çeşitli yemekleri ikram ettiği hâlde, kendisi tahta bir tabak içinde sadece et yemeğiyle yetinmişti. Temiz giysileri ile dikkat çekerdi. Herkes Attila’nın emirlerine itaat ederdi. Krallar ve çeşitli kavimlerin reisleri, muhafızlar gibi talimatını bekler ve gözleriyle işaret ettiği zaman hepsi mırıldanmadan fakat titreme ve korku içinde kendilerinden istediği hususları kesinlikle yerine getirmişlerdi. Kendisine yalvaranlara karşı merhametli davranır ve kendine tabi olanlara karşı lütufkar hareket ederdi.
Avrupalılar tarafından “Tanrının Kırbacı” unvanı verilen Hun hükümdarı Attila, beyaz perdeyi de etkilemiştir (Görsel 4.34). 1954 yılında başrollerini Anthony Quinn (Antoni Kuin) ve Sophia Loren’in (Sofya Loren) paylaştığı “Attila” 2001 yılında başrollerini Gerard Butler (Cerırd Batlır) ve Tim Curry’nin (Tim Köri) paylaştığı “Attila: İmparatorluğun Yükselişi”, adlı filmler sinema izleyicisiyle buluşmuştur (Nemeth, 2002, s.887-901’den düzenlenmiştir).

Tahta geçtikten sonra Hun Hükümdarı Attila’nın yerinde başka biri olsaydı ne yapardı?

İktidarının doruğunda bulunan Attila’nın yerinde başka birisi olsaydı, muhteşem libaslar içinde gezer ve altın-gümüş içinde yüzerdi.

Hun Hükümdarı Attila’nın sade bir yaşam sürmesinin gerekçeleri neler olabilir?

Atilla, alçak gönüllü olması, gösterişten uzak durmak istemesi, lüksü sevmemesi ve savurganlık yapıp ülke ekonomisini zayıflatmamak istediği için sade bir yaşam sürmüş olabilir.

Libas nedir?

Libas Arapça bir kelime olup, Türkçemizde karşılığı “elbise, giyecek şey” dir.

Attila’nın kişisel özellikleri nelerdir?

1- Merhametli,

2- Kendine tabi olanlara karşı lütufkar,

3- Mütevazi

Hun Hükümdarı Attila’ya Avrupalılar tarafından “Tanrının Kırbacı” unvanının verilmesinin sebepleri neler olabilir?

1- Atilla dostları açısından güvenilir ve iyiliksever bir karakter olsa da, düşman devletler ve halklar için oldukça acımasız ve sert bir imparatordu. Bu nedenle Hristiyanlar kendilerine kök söktüren Atilla’ya bu ünvanı vermişlerdir.

2- Bu ismi tercih etmelerinin nedeni ise, Hz. İsa hayattayken hristiyan olmamaları ve günahlarından dolayı Tanrı’nın kendilerini cezalandırmak için Atilla’yı gönderdiğine inanmalarıdır.  

Hangi tarihî şahsiyetin filmini çekmek isterdiniz? Neden?

Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya gelişlerini ve mücadelesini yöneten komutanı ve Büyük Selçuklu Devleti’nin ikinci hükümdarı Sultan Alp Arslan‘ın hayatını konu alan bir film çekmek isterdim. 

9. Sınıf MEB Yayınları Tarih Dersi 4. Ünite Ders Kitabı Cevapları ile ilgili yazımız hakkındaki soru, görüş ve önerilerinizi yorum kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın